Rumelhart tarafından ortaya konulan okuma modeli nedir?
Okuma becerisi, yalnızca yazılı sembolleri çözmek değil; aynı zamanda zihinsel süreçlerin aktif olduğu karmaşık bir anlam kurma sürecidir. Bu noktada farklı okuma modelleri geliştirilmiştir. Bunlardan biri de David E. Rumelhart tarafından ortaya konulan Etkileşimsel Okuma Modelidir. Bu model, hem eğitim bilimlerinde hem de dil öğretiminde önemli bir yere sahiptir.
Rumelhart Kimdir?
David E. Rumelhart (1942-2011), bilişsel psikoloji ve yapay zekâ alanında önemli çalışmalarıyla tanınan bir bilim insanıdır. Özellikle şema teorisi, okuma modelleri ve bilişsel süreçler üzerine yaptığı çalışmalar, eğitim ve dil öğretiminde büyük katkılar sağlamıştır.
Rumelhart’ın Okuma Modeli
Rumelhart, 1977 yılında **“Etkileşimsel Okuma Modeli”**ni ortaya koymuştur. Bu model, okuma sürecinin hem yukarıdan aşağıya (top-down) hem de aşağıdan yukarıya (bottom-up) işleyen bir süreç olduğunu savunur.
- Yukarıdan Aşağıya Süreç (Top-Down): Okuyucunun ön bilgileri, beklentileri, tahminleri ve deneyimleri okuma sürecine yön verir.
- Aşağıdan Yukarıya Süreç (Bottom-Up): Harfler, kelimeler ve dilbilgisi unsurları çözülerek anlam oluşturulur.
Rumelhart’a göre bu iki süreç eş zamanlı olarak işler ve sürekli etkileşim içindedir.
Rumelhart’ın Okuma Modelinin Özellikleri
- Çift Yönlü Süreç: Okuma sadece metin çözümleme değil, aynı zamanda zihinsel şemaların kullanılmasıyla gerçekleşir.
- Şema Teorisine Dayalıdır: Okuyucunun zihninde var olan bilgiler (şemalar), metni anlamlandırmada önemli rol oynar.
- Tahmin ve Doğrulama: Okuyucu metni tahmin eder, sonra bu tahminleri metindeki ipuçlarıyla doğrular.
- Etkileşim Vardır: Okuyucunun bilgisi ile metinden gelen bilgiler sürekli etkileşim halindedir.
- Esneklik: Okuma süreci her okuyucu için farklı ilerler; kişisel deneyim, bilgi birikimi ve dikkat düzeyi etkilidir.
Rumelhart’ın Modelinin Eğitimde Önemi
Rumelhart’ın okuma modeli, özellikle yabancı dil öğretimi ve ana dilde okuma eğitimi için büyük önem taşır.
- Öğrencilerin ön bilgilerinden yararlanılması gerektiğini vurgular.
- Anlam kurma sürecinde metin dışı faktörlerin de dikkate alınmasını sağlar.
- Sadece harf ve kelime çözümüne dayalı mekanik bir okuma yerine, aktif bir anlam kurma süreci öne çıkar.
- Öğretmenlere, öğrencilerin hem metin çözümleme becerilerini hem de anlam kurma stratejilerini geliştirmeleri gerektiğini gösterir.
Rumelhart’ın Okuma Modeline Örnek
Bir öğrenci “Kışın yollar … olur” cümlesini okuduğunda:
- Aşağıdan yukarıya süreçle: Harfleri ve kelimeleri çözümleyerek “kaygan” kelimesini bulabilir.
- Yukarıdan aşağıya süreçle: Kendi deneyimlerinden yola çıkarak, kışın yolların genelde “kaygan” olduğunu tahmin edebilir.
Bu iki süreç birleştiğinde öğrenci, metni daha hızlı ve doğru anlamlandırır.
Diğer Okuma Modelleri ile Karşılaştırma
- Aşağıdan Yukarıya Model: Okuma yalnızca harf-kelime çözümlemesi olarak görülür. Rumelhart’a göre yetersizdir.
- Yukarıdan Aşağıya Model: Ön bilgi ve tahmine odaklanır; ancak metin çözümleme sürecini ihmal eder.
- Rumelhart’ın Etkileşimsel Modeli: İki süreci birleştirir, böylece daha kapsamlı ve gerçekçi bir yaklaşım sunar.
Sonuç
Rumelhart’ın Etkileşimsel Okuma Modeli, okumanın hem metin çözümlemeye hem de ön bilgiye dayanan çift yönlü bir süreç olduğunu ortaya koyar. Bu yaklaşım, okuma becerisinin yalnızca sembolleri çözmek olmadığını; aynı zamanda zihinsel, bilişsel ve deneyimsel bir etkileşim olduğunu gösterir.
Kısacası, Rumelhart’ın modeli günümüzde okuma öğretiminin temel yaklaşımlarından biri olarak kabul edilmekte ve eğitimde geniş bir uygulama alanı bulmaktadır.